CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Haziran 18, 2011

2011 Genel Seçimi: Kazanan ve Kaybedenler

12 Haziran 2011 tarihi, geleceğin Türkiye'sinin nasıl bir ülke olacağına karar verecek isimlerin meclise gönderildiği bir gün olarak anılacaktır. Ülkenin mevcut siyasi sorunlarının çözülmesinin ve bu çözümlerin yeni bir anayasa ile güvence altına alınmasının, seçmenlerin %95'inin temsil edildiği bu meclis tarafından gerçekleştirileceği beklenmektedir. Sonuçlar, yeni bir anayasanın uzlaşma ile oluşturulacağını göstermiştir. Bu yazı seçimin kazanan ve kaybedenleri ile ilgili olacaktır.

Nazarımda seçimin dört mağlubu ve bir galibi vardır. Mağluplardan bahsetmek gerekirse sırasıyla:

1. Ulusalcı bağımsız adaylar ve HEPAR: Seçimden önce kendilerince hatırı sayılır bir oy alacaklarını zanneden ulusalcı cephe ve HEPAR, seçim akşamı isimlerinin karşısındaki oy oranlarının ve dolayısıyla ideolojilerine verilen desteğin %0. ile başladığı gerçeğinden kaçamadılar ve iyi bir ders aldılar. Tabi ki temennim bu dersten bir şeyler öğrenmeleri gereğini fark etmeleridir.

2. Milliyetçi Hareket Partisi: Seçimin ikinci en büyük kaybedeni MHP'dir. Seçimden 10 gün önce sokakta yürürken yanımdan geçen MHP seçim arabasından yükselen seçim müziğine denk geldim: "Irmağının akışına ölürem Türkiye'm..!". 15 yıl önce de MHP seçim arabalarından bu melodi yükseliyordu. Başka bir deyişle MHP 15 sene önce ne söylüyorsa hala aynı şeyleri söylüyor. Dönem dönem ideolojisinin kana endeksli olmasından oyu yükselse de %9-%11 bandından kurtulamamıştır. Seçim öncesi baraj sorunu olduğu dile getirildiyse de gerek sözde mağduriyet gerek CHP'nin Ortodoks Kemalist oyları MHP'yi %13'e taşıyabilmiştir. Sonuçta bir önceki seçime oranla oy oranı dolayısıyla milletvekili sayısı azalmıştır.

3. Cumhuriyet Halk Partisi: Her ne kadar bir önceki seçime göre oy oranı ve milletvekili sayısı artsa da beklenen (belki de medyanın yükselttiği) %30 bandına ulaşamamıştır. Salt seçim olarak değerlendirildiğinde bir sene içerisinde seküler milliyetçi bir partinin eksenini sosyal ve demokrat (tam anlamıyla olmasa da) bir partiye çevirmek ve oy oranını artırmak başarıdır. Fakat seçim sonrası parti içinde ve dışındaki dar kafalı piranaların Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na saldırmaları ve Kılıçdaroğlu'nun böyle bir mücadeleye girmesi CHP adına seçim sonuçları bazında başarısızlıktır.

4. Adalet ve Kalkınma Partisi: AKP ülkedeki her iki seçmenden birinin oyunu alarak tek başına iktidar olmuştur. Bu sonuç hem AKP hem de kamuoyu tarafından beklenen dolayısıyla sürpriz olmayan bir sonuçtur. Fakat AKP'nin seçim hedefi anayasa değişikliğini tek başına yapabilmekti. Yani 367 milletvekilli sayısına ulaşabilmekti. Bu sayıda milletvekili MHP'nin baraj altında kalması ve AKP'nin %55-60 civarı bir oy alması demekti. Bunun zor olduğunu AKP kurmayları da bildiği için daha makul olan 330 milletvekili sayısına (tek başına anayasa değişikliğini referanduma sunabilecek sayı) ulaşabilmekti. Seçim sonuçları AKP'nin her iki hedefe de ulaşamadığını göstermektedir. Dolayısıyla AKP de bu seçimden mağlup ayrılmıştır ve anayasa değişikliğini uzlaşı yoluyla yapmak zorundadır. Bu da kendi adlarına birtakım ödünler vermelerini gerektirecektir.

Gelelim seçimin mutlak galibine;

Barış ve Demokrasi Partisi: BDP'nin oy deposu Kürt halkıdır. 2007 seçimlerinde BDP (Bin Umut Adayları) her 100 Kürt seçmenden 39'unun oyunu almış ve 20 milletvekili ile meclise girmişti. 2011 seçimleri sonuçlarına göre BDP her 100 Kürt seçmenden neredeyse 51'inin oyunu almış ve meclise 36 milletvekili sokmuştur. Her iki Kürt'ten biri BDP'ye oy vermiştir. Yani BDP 4 yılda her 100 Kürt'ten 12'sini daha ikna etmiştir. BDP 4 yılda oy oranını %30, milletvekili sayısını %75 artırmıştır. Bu sonuç, gerçek ve takdir edilecek bir başarıdır.

Perşembe, Şubat 10, 2011

Kürtler ve CHP

Bir önceki yazımda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki Kürtlerin çoğunlukta olduğu 12 ildeki Kürt seçmenlerin 2007 Genel Seçimlerindeki oy dağılımlarını içeren bir tablo verdim. I.Bölge diye tabir edilen bu 12 ildeki oy dağılımını Kürt seçmenlerin genel eğilimi olarak kabul ettim. Tabi bu ön kabulün ilgili veriye sahip olamamaktan dolayı zaruretten kaynaklandığını belirtmem lazım. Nitekim KONDA Araştırma ve Danışmanlık sahibi Tarhan Erdem'in 20.08.2009 tarihli Radikal Gazetesi'nde verdiği bilgide "Her ikibuçuk Kürtten biri BDP'ye oy vermektedir" ifadesi bulunmaktadır. Dolayısıyla Tarhan Erdem'in verdiği bu bilgi ve I.Bölgedeki Kürt seçmenlerin %39'unun BDP'ye oy verdiği bilgisi örtüşmektedir.

2007 Genel Seçimlerinde Kürt seçmenlerin oylarını inceleyelim:
  1. Her 100 Kürt seçmenden 47'si Adalet ve Kalkınma Partisine oy vermiştir. Türkiye genelinde AKP'nin %47'ye yakın bir oy aldığı düşünülürse Kürt seçmenlerin yarıya yakını Türkiye'deki seçmenlerin yarıya yakınından farklı bir tutum takınmamıştır. 
  2. Her 100 Kürt seçmenden 39'u Bağımsızlara yani Barış ve Demokrasi Partisine oy vermiştir.
  3. Her 100 Kürt seçmenden sadece ve sadece 4'ü Cumhuriyet Halk Partisine oy vermiştir.     
Kürt seçmenin AKP/BDP tercihi bir sonraki yazının konusu olacak. Bu yazı CHP'nin her 100 Kürt seçmenden neden sadece 4'ünü ikna edebildiği ile ilgili olacak. 

CHP Kürt seçmenin gözünde devleti yani statükoyu temsil etmektedir. Sol/Sosyal Demokrat olduğunu iddia eden bu parti demokrasi, özgürlük söylemleri yerine Kemalizm söylemlerini ön plana çıkarmaktadır. Daha önceki yazılarımda Kürt Sorununu, Kemalizmin Kürt kimliğini inkar politikalarının doğurduğundan bahsetmiştim. CHP'nin Kürt seçmenden aldığı %4,4'lük oy ise muhtemelen Alevilerin bir kısmının futbol takımı tutar gibi parti tutmasından kaynaklanan oylardır.

Parti'nin başına Alevi/Kürt olduğunu kendi ağzından değilde basından öğrendiğimiz Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmesi ve MYK'ya Diyarbakır Eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nun alınması CHP politikalarında acaba olumlu değişikliklere yol açar mı umudu doğursa da, kısa zamanda partinin aynı zihniyet ile hareket ettiği anlaşılmıştır.
Oktay Ekşi CHP’ye katıldı
Gazeteci Oktay Ekşi, CHP’nin Meclis’teki grup toplantısında partiye katıldı. Ekşi, "CHP'yi iktidara taşımak için var gücüyle çalışacağım" dedi.
Kaynak: 11 Ocak. 2011 Salı - NTVMSNBC
Yukarıdaki habere göre Oktay Ekşi, Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığındaki CHP'ye katılmış. Peki Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri olan Kürt Sorununu çözecek beyin takımı adayı Oktay Ekşi kimdir?
Alçakları tanıyalım... 

PKK'nın sırrı kalmadı. Çünkü Şemdin Sakık isimli şeririn verdiği ifadelerden, PKK ile kimlerin bağlantıları olduğunu, gizlice ne gibi destekler verdiklerini Türk kamuoyu henüz bilmiyor olsa da devlet biliyor:

Başta Almanya olmak üzere, Suriye, İran, Ermenistan ve Yunanistan'la ilişkileri...

PKK'ya destek veren işadamları...

PKK'ya destek veren gazeteci ve yazarlar...

PKK'ya destek veren dernek ve vakıflar...
.....

Ya öteki alçaklar!

Kimi alçaklığını saklamak için ‘‘hukuk''u kullandı.

Kimi ‘‘insan hakları'', kimi ‘‘demokrasi'' dedi.

Elbet haklı oldukları yerler de vardı. Ama onların derdi hukuk, insan hakları veya demokrasi değil, ‘‘Kürtçülük'' ve PKK idi.

Şimdi hepsi geride kaldı. Sıra kulaklarından tutup adalete gönderilmelerine veya kamuoyuna teşhir edilmelerine geldi. Onu bekliyoruz.

Kaynak: 25 Nisan 1998 Hürriyet Gazetesi- Oktay Ekşi 
Yukarıda ki yazı, Oktay Ekşi'nin kaleme aldığı ve Çevik Bir'in Şemdin Sakık'a atfen hazırlattığı ve sonradan Andıç olarak adlandırılacak  hayal mahsulü itiraflarını Sabah, Hürriyet ve Milliyet gazetelerine servis edip yazdırdığı kalemşörlerin yazılardan bir tanesidir.
"Koca bir askeri yıktılar, meğer kâğıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş. O koca ağacı hop diye yıktılar. Ancak CHP'yi yıkamadılar".
05 Şubat 2011 - Bedii Süheyl Batum'un A.D.D. Zonguldak Şubesinde yaptığı konuşmadan 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum secaat arz ederken sirkatin söylemiş. Askerin kağıttan önceki çelik olduğu ve Milli Güvenlik Kurullarında Kürt politikalarını belirlediği dönemlere duyulan özlem olsa gerek bu sözler.

Şimdi biri çıkıp bana politikalarını Ekşi ve Batum gibi şahısların belirlediği CHP'nin bir Zaza seçmen olarak benden hangi gerekçelerle oy isteyeceğini anlatsın?

Kürt Sorununu gerçek anlamda çözebilecek parti gerçek anlamda sol bir partidir. Ama bu mevcut kadrosu ile şuanda ki CHP değildir.